| 2011 Yılı Torba Kanun Tasarısı’nın 169’uncu Maddesiyle İlgili Konuşma Metni |
|
|
|
| TBMM ÇALIŞMALARI - MECLİS KONUŞMALARI |
| Cumartesi, 19 Şubat 2011 11:16 |
|
23. Dönem 5. Yasama Yılı 63. Birleşim 10/Şubat /2011 Perşembe Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 606 sıra sayılı Torba Kanun Tasarısı'nın çerçeve 169'uncu maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz aldım. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz bu madde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 36/a maddesindeki yurt dışına çıkış tahdidinin ne şekilde uygulanacağının ve hangi miktardaki amme alacaklarını kapsayacağının düzenlendiği bir maddedir. Bu madde, aslında devletin ciddiyetini ve caydırıcılığını ortaya koyan, hazinenin hakkını korumaya yönelik bir düzenlemeydi. Ortaya çıkan birkaç olumsuz örnek abartılarak kamuoyuna sunulunca, sanki büyük bir sorunmuş gibi gündeme alındı ve referandumda da çözüldü. Şimdi de Anayasa referandumu neticesinde hükmü kalmadı gerekçesiyle yürürlükten kaldırılması talep edilmektedir. Ama burada gözden kaçırılan 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamına giren alacakları da içerdiği için bu düzenlemenin tamamen kaldırılmasıyla kanuni bir boşluk doğacaktır. Dolayısıyla, maddenin tasarı metninden çıkarılmasını talep etmekteyiz. Değerli milletvekilleri, torba kanununda eksiklik olarak görülüp, düzeltilmesi talebiyle sizlere iletmemiz istenen bir başka konu da şudur: AKP İktidarının çıkardığı 5754 sayılı Kanun ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan değişiklik neticesinde 1 Ocak 2008 ile 30 nisan 2008 tarihleri arasında Cumhurbaşkanından milletvekillerine, bürokrattan normal vatandaşlarımıza kadar herkes çocuğunu sigorta yaptırma telaşına kapıldı. Hatta Sayın Cumhurbaşkanımız "Benim çocuğum Ali Babacan A.Ş.'de çalışmıştır." açıklaması da yapmıştı. O dört aylık dönemde SSK'ya yeni kaydolan kişi sayısı bir anda milyonlarla ifade edildi. Daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla bunun 1 milyon 400 bini on sekiz yaş altı, 111 bini de on dört yaş altı gençler idi. Binlerce vatandaşımızın çocuklarına kendilerini yönetenleri örnek alarak yaptırdıkları sigorta, bugün, maalesef başlarına dert açmıştır. Şimdi de savcılıklarda ifade vermekte, haklarında açılan dava dosyalarıyla uğraşmaktadır. Değerli milletvekilleri, SGK, 1 milyon 400 bin on sekiz yaş altı çocuktan hangi kıstaslarla tespit edildiği tam olarak anlaşılmayan bir değerlendirme yapmış ve 107 bin dosyayla ilgili inceleme başlatmıştır. Bu çocukların iş yerinde fiilen çalışıp çalışmadığına yönelik yapılan teftişler neticesinde de yüzde 85'inin fiilen çalışmadığı açıklanmıştır ama merak ediyorum: Bu yüzde 85 tespitinde müfettişlerin işverenlere baskısının oranı nedir? Sigortalı olduğunda on dört yaşın altında olan üst düzey yöneticilerimizin kaçının çocuğu hakkında inceleme yapılmıştır? İstanbul'da 63 bin kişiden 16 bin kişi, Ankara'da 28 bin kişiden 6 bin kişi, Aydın'da 180 kişi hangi kıstaslara göre incelemeye tabi tutulup ve tespit yapılmıştır? Gelin, evladının istikbalini düşünerek onları sigortalı yaptıran, sigortalılık süresinde kurum zararı yaratmamış vatandaşlarımızın davalarına son verelim ve vatandaşlar arasındaki ayrımı da kaldıralım. Aynı durumdaki iki aileden birisinin çocuğu incelemeye alınmaz ve sigortalılığı geçerli sayılırken diğer ailenin çocuğunun hem sigortalılığının iptal edilmesi ve hem de üstüne üstlük o aileyi özel evrakta sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs gibi yüz kızartıcı suçlarla ağır ceza mahkemelerinde yargılamak ne kadar adildir vicdanlarınıza soruyorum. Eğer içinizde adil olduğunu düşünenler varsa bu vekillerimize de onlara gariban vatandaşlarla uğraşacağınıza aynı suçlardan veya çok daha ağır suçlardan Türkiye Büyük Millet Meclisinde kalpazanlıktan özel evrakta sahteciliğe, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmaktan zimmete, dolandırıcılıktan ihaleye fesat karıştırmaya onlarca suçtan dolayı bekleyen 750 civarındaki dosyalara ait milletvekili dokunulmazlıklarının zırhlarını kaldıralım diyor, heyetinizi saygıyla selamlıyorum |
| Son Güncelleme: Pazar, 20 Şubat 2011 18:01 |