| 2010 Yılı Sayıştay Kanunu 38. Maddesiyle İlgili Konuşma Metni |
|
|
|
| TBMM ÇALIŞMALARI - MECLİS KONUŞMALARI |
| Perşembe, 17 Şubat 2011 16:35 |
|
23. Dönem 5. Yasama Yılı 24. Birleşim 01/Aralık /2010 Çarşamba Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 510 sıra sayılı Sayıştay Kanunu Teklifi'nin 38'inci maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunmaktayım. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz bu maddeyle denetim genel değerlendirme raporlarının ne şekilde gerçekleştirileceği ve denetimle ilgili raporların idareler itibarıyla yıllık olarak birleştirilmesi ve cevaplandırılmasının genel uygunluk bildirimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmasının sürecini takvime bağlamaktayız. Vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle 32'nci maddenin birinci fıkrasının yeniden düzenlenmesini ve yapılacak değişikliklerle de denetim raporlarının Sayıştay Başkanlığına veriliş süresi bir ay ertelenmekte yani fiilî imkânsızlıklar dikkate alınarak denetçilerin rapor yazılım süreleri haziran ayı sonuna kadar ve de dairelerin rapor hakkındaki görüşlerinin temmuz ayı sonuna kadar Sayıştay Başkanlığına sunulması talep edilmektedir. Bu şekilde süre uzatılmakta ve ikinci fıkrasındaki sadece kurulca görüş bildirilen raporların değil, kamu idarelerine ilişkin tüm raporların Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmesini amaçlamaktayız. Ayrıca aynı maddenin üçüncü fıkrasının ise madde metninden çıkarılmasının daha uygun olacağı kanaatindeyiz. Değerli milletvekilleri, kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılıp kullanılmadığını denetleyen, mali disiplinin sağlanması için ve de stratejik önceliklerin tespiti amacıyla önemli görev yapan Sayıştay, kurum ve kuruluşların hesap verme sorumluluğunu sağlayarak denetim ve gözetimi Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapan ve de mali kontrolü düzenleyen bir birimdir. Bugüne kadar muhtelif zamanlarda Sayıştay Kanunu'nun maddeleri değiştirildi. Bu görüşmekte olduğumuz teklif de AB'ye uyum programı çerçevesinde getirilmiş ama ne hikmetse Hükûmet tarafından değil de AKP'li grup başkan vekilleri tarafından kanun teklifi olarak sunulmuştur. Tabii görüşmeler başlar başlamaz esas niyetin ne olduğu da ortaya çıkmıştır. Hükûmet tasarısı olarak geldiğinde yapılması zor olan bazı değişiklikler teklif olarak verdirerek ve de kanunu ana amacından çıkartacak değişiklikler önergelerle düzenlenmiş ve kanun işlevsiz bir hâle getirilmiştir. Bunun en güzel örneği kanun teklifinde imzası bulunan Sayın Canikli'nin 2'nci madde görüşmeleri sırasında vermiş olduğu değişiklik önergesiyle ortaya çıkmış ve Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen 2'nci maddenin (d) fıkrasıyla Sayıştayın performans denetimi maddesi ortadan kaldırılmıştır. Yani AKP grup başkan vekilleri tarafından imzalanarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifi, teklifte imzası bulunan bir AKP Grup Başkanı tarafından verilen değişiklik önergesinin AKP milletvekillerince kabul edilmesiyle kanun amacından saptırılmış, Sayıştayın asli görevlerinden olan denetim yetkisi ortadan kaldırılarak hukuk bozulmuş ve kendi amaçlarına hizmet edecek bir teklif hâline dönüştürülmesi sağlanmıştır. Her ne kadar AB'ye uyum kanunu olarak Mecliste gündeme gelmiş olsa da gerek teklif metni ve gerekse görüşmeler sırasında yapılan değişikliklerle, aslında çok fazla da denetim yapma niyetinizin olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Değerli milletvekilleri, yolsuzlukla mücadele edeceği vaadiyle iktidara gelen AKP, sekiz yıllık iktidarı döneminde yolsuzluk ve usulsüzlüğü had safhaya çıkarmış, yolsuzluk sıralamasında maalesef yolsuzluğun en yoğun olduğu ülkeler arasında Türkiye her geçen yıl bir üst sıraya çıkmıştır. Dünyanın ve dolayısıyla ülkemizin en önemli sorunlarının başında gelen yolsuzlukların son bulması ve yapanların yaptıklarının yanlarına kâr kalmaması için Sayıştay gibi denetim birimlerinin denetim alanları genişletilmelidir. Bugün hâlâ bazı kurum ve kuruluşlar, TOKİ gibi, özelleştirme uygulamaları gibi denetim dışında bırakılıyorsa, bunun altında maalesef art niyet aramaktayız. Özellikle özelleştirme adı altında devletin seksen yıllık birikimleri yok pahasına eşe dosta, il başkanlarına, yandaşlara peşkeş çekilmiş, Ali Dibolar bu dönemin simgesi hâline gelmiş, rüşvetin belgesi bu dönemde ortaya konmuştur. Gerçi Sayıştay denetçileri tarafından ortaya çıkarılan yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin birçoğunun raporlarda kaldığını, neticenin alınmadığını da bilmekteyiz. Değerli milletvekilleri, sekiz yıllık AKP İktidarı döneminde yeni bir denetim anlayışı ortaya çıkmış ve yandaşlar, partililer denetim dışı tutulurken maalesef muhalif olanlar sık sık denetime tabi tutulmuşlardır. Sayın Başbakan da yolsuzluklarla ilgili damardan girdiklerinden bahsetmiş olsa da yolsuzluklara bulaşmış olan yandaş ve partililerden hiçbirisinin bugüne kadar herhangi bir soruşturmaya tabi tutulduğunu ve neticelendiğini de duymadık. Bu dönemle ilgili ortaya atılan yolsuzluk iddialarının buz dağının görünen kısmı olduğu, esas kitlesinin ise AKP'nin iktidardan düşmesinden sonra ortaya çıkacağı bir gerçektir. Bu duygu ve düşüncelerle heyetinizi en içten duygularımla selamlıyor, teklifimizin kabulünü saygıyla arz ediyorum. |
| Son Güncelleme: Perşembe, 17 Şubat 2011 16:38 |