Buradasınız: Anasayfa TBMM ÇALIŞMALARI 2010 Yılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kanun Tasarısı Hakkındaki Konuşma Metni
Decrease font size  Default font size  Increase font size 
2010 Yılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kanun Tasarısı Hakkındaki Konuşma Metni PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
TBMM ÇALIŞMALARI - MECLİS KONUŞMALARI
Perşembe, 17 Şubat 2011 16:24

23. Dönem 4. Yasama Yılı 125. Birleşim 29/Haziran/2010 Salı

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 507 sıra sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın 2'nci maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunmaktayım. Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Diyanet İşleri Başkanlığı, 1920 yılında, Ankara'da kurulan Meclis Hükûmetince bakanlık olarak kurulmuş ve 1923'te kurulan cumhuriyet döneminde bu statü devam etmiştir. 3 Mart 1924 tarihinde, din hizmetlerinin politikanın dışında ve üstünde tutulması gereğinden hareketle, Atatürk'ün emriyle Diyanet İşleri Reisliğine dönüştürülen birimin başına 1/4/1924 tarihi itibarıyla, millî mücadelenin önemli şahsiyetlerinden, uzun yıllar Ankara Müftülüğü görevinde bulunan Börekçizade Mehmet Rıfat Hoca Efendi getirilmiş ve en yüksek devlet memuru maaşı kendisine verilerek bakanlara verilen kırmızı plaka kendisine tahsis edilmiştir, ayrıca protokoldeki yeri de bu özelliklere göre yeniden düzenlenmiştir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, makam olarak Türk milleti tarafından önemsenen ve saygı duyulan makamların başında gelmektedir. Bu makamın millî ve manevi değerlerin ağırlığı altında, onu hissedebilecek kişilerce doldurulması gerekliliktir.

Değerli milletvekilleri, Milliyetçi Hareket Partisi olarak Diyanet İşleri Başkanlığının otuz yıldır olmayan kuruluş kanununun düzenlenmesine destek vermekteyiz ama Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Sayın Mehmet Serdaroğlu'nun vermiş olduğu vekil imamların kadroya alınmasına dair teklifinin kanun metninin başlığında yer almasına rağmen, içeriğinde yer almamasını, vereceğimiz vekil imamların kadroya alınması önergesine destek vererek düzelteceğinizi umuyoruz.

Yine, Diyanet İşleri merkez teşkilatı ile taşra teşkilatı arasındaki adaletsizliği, özellikle genel idari hizmetlerinde, yardımcı hizmetlerde ve teknik hizmetlerde çalışan personelin özlük haklarıyla ilgili Milliyetçi Hareket Partili komisyon üyelerince verilen önergelerin bu düzenleme içinde yer bulamamasını ve de alt komisyonda kabul gören dört yıllık yüksekokul şartının üst komisyonda sadece dinî yüksekokul şartı hâline getirilmesinden dolayı da din görevlilerimiz adına üzgünüz.

Değerli milletvekilleri, konu Diyanet İşleri olduğuna göre, bir başka önemli meseleyi de gündeme taşımakta fayda olduğu kanaatindeyim. Bildiğiniz gibi 28 Şubat postmodern darbesinin neticesinde 1997-1998 öğretim yılında kesintisiz sekiz yıllık eğitim sürecine geçilmesi ve 20/8/1997 tarih 23086 sayılı Kur'an Kursları Yönetmeliği'nin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile temel eğitimi bitirmeden yaz Kur'an kurslarına gitme ve temel eğitimi bitirmeden Kur'an kurslarına gitme yasaklanmış idi. Yaz Kur'an kursları dâhil tüm kurs alacakların yaş sınırı on beş yaş seviyesine, yani sekiz yıllık eğitimin neticesine alınmış idi. 2000 yılında yapılan Kur'an Kursları Yönetmeliği ile o dönemin şartları içinde on beş olan yaş sınırı on iki yaşa indirildi. O günlerde on iki yaş sınırını yüksek bulanlar, yaş sınırının kaldırılması gerektiğini savunanlar sekiz yıldan beri iktidarda olmalarına rağmen, ilgili Yönetmelik'te 2002 ve 2005 yıllarında 2 kere düzeltme yapmalarına rağmen, yaş sınırını maalesef korumuşlardır.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde Kur'an öğrenimi haricinde resim kursuna, bale kursuna, spora, yabancı dil kurslarına, müzik kurslarına gitmekte veya Türkiye'de yaşayan azınlık çocuklarının kendi dinlerini öğrenmek için kiliselere, sinagoglara gitmelerinde bir yaş sınırlaması olmamasına rağmen, nüfusunun yüzde 99'unun Müslüman olduğu söylenen bir ülkede çocuklarımızın dinini öğrenmek için on iki yaşına kadar beklemesinin veya hafız olmak için on beş yaşını beklemelerinin doğru olduğu kanaatinde değilim. Diyanet Kanunu'nun düzenlenmesi gündeme geldiği andan itibaren bir kısım medyada, yapılacak değişiklikle

on iki yaş sınırının kaldırılacağı yönünde haberler çıkmasına rağmen, bu kanuni düzenlemede böyle bir şey görememekteyiz. Tabii, 2007 yılında, elli yıldır faaliyette olan, kendi okuduğu Kasımpaşa'daki Piyale Paşa Kur'an Kursunu yıktıranların veya 28 Şubatın sembol komutanlarına danışmanlık görevi verenlerin samimiyetlerinden şüphe duymaktayız.

Değerli milletvekilleri, bu düzenlemede yapılacak olan geçici maddelerde, 21 Haziran tarihi itibarıyla faaliyete geçen yaz Kur'an kurslarındaki yaş sınırının kaldırılmasını, Millî Eğitime bağlı tüm kurslarda olduğu gibi Kur'an kurslarında da 15 öğrencilik sınırın 10 öğrenciye indirilmesini, ayrıca, Millî Eğitim ve diğer kurumlardaki 4/B'liler gibi Diyanette çalışan imam hatip veya Kur'an kursu öğreticisi 4/B'lilere ek ödeme ve ek ders ücreti ödenmesini sizlerden talep etmekteyiz.

Değerli milletvekilleri, bu duygu ve düşüncelerle, önergemize desteğinizi bekliyor, hepinize saygılar sunuyorum

Son Güncelleme: Perşembe, 17 Şubat 2011 16:26
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile