| 2010 Yılı 498 sıra sayılı Veteriner Hizmetleri Kanun Tasarısı Hakkındaki Konuşma Metni |
|
|
|
| TBMM ÇALIŞMALARI - MECLİS KONUŞMALARI |
| Perşembe, 17 Şubat 2011 16:27 |
|
23. Dönem 4. Yasama Yılı 115. Birleşim 10/Haziran/2010 Perşembe Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 498 sıra sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısı'nın 20'nci maddesinin (1)'inci fıkrasındaki maddenin başına "Ziraat mühendisleri ile" ibaresini eklemek için vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerine söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle, bitki koruma konusunda daha önce reçete yazma yetkisinin 7472 sayılı Yasa ile ziraat mühendislerine verilmiş olduğunu hatırlatmak istedik. Zira bu düzenlemede veteriner hekimlerin yetkileri ve sorumlulukları net bir şekilde tanımlanmakta iken ziraat mühendislerinin aynı şekilde yasada kendilerini bulamamalarından dolayı eleştirmekte oldukları da bir gerçektir. Bu önerge bu serzenişlere karşı düzelenmiş bir önergedir. Değerli milletvekilleri, bugün hepimizin ortak kanaatidir ki, son zamanlarda hızla artan asrın hastalığı kanserin oluşmasındaki en büyük etken denetim eksikliğidir. Mevcut düzenlemelerdeki yetki kargaşası had safhaya çıkmıştır. Yerel yönetim belediyelerden, Tarım Bakanlığından Sağlık Bakanlığına, Sanayi Ticaret Bakanlığından Çevre Bakanlığına, tüm bakanlıklar, beş bakanlık, hepsi denetim yetkisi sahibi ama denetimin kimin tarafından ve ne şekilde ve ne sıklıkta yapıldığı bir muamma olarak ortada durmaktadır. Tüm bu sıkıntılar ortadayken, bu düzenlemeyle sorumlu yöneticilik uygulaması gevşetilerek kaldırılmak istenmektedir. Hâlen yürürlükte olan Gıda Kanunu'na tabi olarak ülkemizde faaliyet gösteren tüm gıdayı üreten işletmeler, yaptıkları üretimi denetleyen ve gıda güvenliğini sağlayan eleman istihdam etmekteler ve bu elemanlar, gerek gıda mühendisi gerek diğer mühendisler, gıda üretim aşamalarını denetliyor ve halk sağlığına zarar verecek üretimlerin yapılmasını engelliyor. Tabii işin normalde olması gereken boyutu bu ama gerçekte ne olduğuna baktığımızda ise karşımıza farklı bir manzara çıkıyor. Bugün, şehir merkezleri dahil tüm ülke genelinde, hatta denetim faaliyeti yapacak olan birimlerin yan binalarında, ülkede etin kilogramı 20 lira civarındayken 11-12 liradan et veya kilogramı 3 liraya sucuk satılabiliyorsa bu sistem yeniden gözden geçirilmelidir. Ama bu görüşmekte olduğumuz düzenlemede olduğu gibi sistemi tamamen ortadan kaldırmak olmamalıdır. Değerli milletvekilleri, eğer görüşmekte olduğumuz düzenlemedeki tabiriyle mikro gıda işletmelerinin üretim maliyetlerini düşürmek, vatandaşa daha ucuza ulaşacak gıda ortamı yaratmak amacıyla, ülkede faaliyet gösteren yaklaşık 40 bin civarındaki gıda işletmesinin yüzde 80-85'inin gıda mühendisi ve gıda uzmanı çalıştırma zorunluluğunu ortadan kaldırıyorsanız ve yine, eğer Türkiye Cumhuriyeti devleti Anayasa'mızda belirtildiği gibi sosyal devlet ise, vatandaşın sağlıklı gıdaya ulaşmasını temin etmek gerekmektedir ve yapmanız gereken şey, bu işletmelerde görev yapan yaklaşık 20 bin civarındaki gıda mühendisi ve gıda uzmanını hemen Bakanlık bünyesine almanız olmalıdır. Yapılacak gerekli düzenlemeler ile gıda güvenliğinde yetki ve sorumluluk tek bakanlıkta birleştirilmeli; işletmelerin değil devletin denetim elemanı olan uzmanlar tarafından denetimler çok daha sıkı bir şekilde yapılmalıdır. Yoksa, ileride yaşanacak olan sağlık sorunlarının ülkemize ve vatandaşımıza olan maddi ve manevi maliyeti, kamuda çalıştırılacak olan bu mühendislerin maliyetinden çok daha fazla olacaktır. Değerli milletvekilleri, bu düzenleme de yeniden gözden geçirilmeli, mikro gıda işletmeleri dâhil tüm gıda işletmelerinin istisnasız bir şekilde denetlenmesi ve bu denetimlerin kamu adına, kamu gıda denetçileri tarafından yapılması temin edilmelidir. Yapılan denetimler neticesinde, halk sağlığını tehdit edecek olgular bulunması hâlinde ise adil ve uygulanabilir, caydırıcı ceza sistemi devreye girmeli, verilecek cezaların tespitinde de mikro ve makro gıda işletmeleri dengesi ayrıca gözetilmelidir. Değerli milletvekilleri, AKP'nin, Türkiye'de, üreten kesimi gözden çıkarıp bütün enerjisini tüketim sektörüne ve tüketicilere verdiğinin emarelerini çok sık görmeye başladık. Bildiğiniz gibi, dün sabah beş buçuğa kadar Mecliste çalışılarak Maden Kanunu çıkartıldı. Çıkarılan Maden Kanunu Tasarısı'nda, Hükûmetin teklifine baktığımızda, zeytin alanları maden aramasına açılıyordu. Üretici birliklerinin ve bazı sivil toplum örgütlerinin, Meclisteki iktidar ve muhalefet milletvekillerinin ortak çalışmaları ile bu tasarı ortadan kaldırıldı. Ben Aydın Milletvekili olarak, zeytin üreticileri adına, bu düzenlemenin, Hükûmetin tasarısının geçmemesi için oy veren milletvekillerimize teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. |
| Son Güncelleme: Perşembe, 17 Şubat 2011 16:30 |