| 2009 Yılı KOSGEB Kanununun 3'üncü Maddesiyle İlgili Konuşma Metni |
|
|
|
| TBMM ÇALIŞMALARI - MECLİS KONUŞMALARI |
| Salı, 15 Şubat 2011 20:15 |
|
23. Dönem 3. Yasama Yılı 77. Birleşim 15/Nisan /2009 Çarşamba
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 330 sıra sayılı KOSGEB kanununun 3'üncü maddesiyle ilgili şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz bu maddede Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı, yani kısa adıyla KOSGEB, bugüne kadar sadece imalat sanayisindeki firmalara yönelik faaliyette bulunmakta iken bundan sonra "diğer girişimciler ve işletme" tanımı getirilerek de kapsam genişletilmektedir. İmalat dışı sektörlerdeki KOBİ'lerin de, bakkalından manavına, minibüsçüsünden taksicisine, terzisinden ayakkabıcısına kadar ticaret erbabı ve hizmet erbabı olanların da KOSGEB tarafından verilmekte olan destek kredilerinden, can suyu kredilerinden yararlanabilmelerinin yolları açılmaktadır. Bu bakımdan da esnaf ve sanatkârımız için, hizmet sektörü için bir rahatlama getireceği için bu kanunu desteklemekteyiz. Değerli milletvekilleri, AKP Hükûmetinin girmek için her türlü tavizi verdiği Avrupa Birliği ülkelerinde KOBİ'ler istihdamın yüzde 66'sını, katma değerin ise yüzde 57'sini oluşturmakta ve orada verilen desteklere baktığımızda, ülkemizdeki destekler maalesef çok komik rakamlarda kalmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde gayrisafi millî hasılanın binde 22'si imalat sanayisine hibe olarak verilirken bu oran ülkemizde yüz binde 6 seviyelerindedir. AKP Hükûmeti tarafından, kriz gerekçesiyle Ocak 2009'dan itibaren Halk Bankası ve esnaf ve sanatkârlar kefalet kooperatifi aracılığıyla kullandırılmakta olan kredilerde, esnaf kredilerinde yapılan indirim çok büyük bir başarıymış gibi gündeme getirilmekte. Hâlbuki hepimiz bilmekteyiz ki bu Hükûmetten önceki hükûmetler dönemlerinde de esnaf ve sanatkârlara kullandırılan tüm kredilerde yüzde 25 ile yüzde 40 arasında, o sübvanseler her dönemde var idi. Bir diğer konu da KOSGEB kanalıyla 2 milyona yakın esnaf ve sanatkâra, KOBİ'lere kullandırılması düşünülen kredi desteği 3,5-4 milyar TL. Hedef bu iken bugün yandaşlara, dünüre, damada Halk Bankası ve Vakıflar Bankasından verilen kredi 750 milyon dolar yani 1,2 milyar TL olduğuna ve Başbakanlık Yüksek Denetleme Kuruluna göre de usulsüz olduğu gündeme geldiğine göre, bu verilecek olan destekler, maalesef, 1 yandaşa 600 bin esnaf denk gelmektedir. Değerli milletvekilleri, her ne kadar Sayın Başbakan ve Hükûmet yetkilileri dünyada yaşanan ekonomik krizin ülkemizi diğer ülkeler kadar etkilemediğinden, teğet geçtiğinden bahsetseler de açıklanan ekonomik tedbir paketleri krizin Türkiye'yi derinden etkilediğinin göstergesidir. Ülkemizde hemen hemen tüm kesimler krizin etkilerinden nasibini alırken en fazla etkilenen ve bugüne kadar desteklenmeyen kesim esnaf ve sanatkârlar ile tarım sektörü, maalesef bu iki sektör olarak kalmıştır. Kapanan kepenkler ve nadasa bırakılan tarlalar bunun en önemli göstergeleridir. Bu yapılmakta olan düzenlemeler ile esnaf ve sanatkârımızın krizin etkilerinden kısmen kurtulma ümidi ortaya çıkmasına rağmen hâlâ tarım kesimi için bir ümit yoktur. Olması gereken, Hükûmetin, IMF'in dayatması ile yatırımlardan ve tarım desteklerinden yaptığı kesintilerden vazgeçmesi, emekliye, memura, işçiye ve tüm üreten kesimlere gelir artırıcı yeni kaynaklar yaratmanın yollarını bulmak olmalıdır. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu duygu ve düşüncelerle, görüşmekte olduğumuz KOSGEB kanununun, yapılacak olan değişikliklerin esnafımıza, sanatkârımıza hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. |
| Son Güncelleme: Salı, 15 Şubat 2011 20:17 |